[Verse 1] Yüce bir dağın eteklerinde rüzgârlı bir köy Tozlu yollar, kavakların ince gölgesi Kerpiç duvarlı eski bir tekke Sabah ışığı kapıya düşer sessizce. Kapıda bir mürşid oturur Sükûtu derin bir ihtiyar Yanında genç bir derviş Bakışları sakin, sözü az... “Evlâdım,” der mürşid yavaşça “Pınardan bir testi su getir.” Genç derviş başını eğer Sabahın serinliğinde yola düşer. [Verse 2] Pınar çınarın altında serin Suyunda gökyüzü kırık bir ayna Genç derviş eğilir testiyi doldurur Sanki dua eder gibi yavaşça. Birden nal sesleri yankılanır Tozu yararak biri yaklaşır Atının üstünde böbürlenmiş Bir ağa oğlu.!. Bir kahkaha, bir ürkütme Atın gölgesi suya düşer Testi kayar genç dervişin elinden Taşa çarpar, su toprağa dökülür. Genç derviş susar… Rüzgâr kavakları sallar Derviş kırık parçaları toplar Tekkesine geri döner. [Chorus-1] Bazı sessizlikler vardır Sözlerden daha ağır Bazen insan susar Kalbinin aksine... Dervişin sükûtu Korkaklık değil! Bazen kader Sessiz kalanı seçer. [Verse 3] Genç derviş döner tekkeye Kırık testinin parçaları elinde Mürşid bakar uzun uzuun Sanki kalbini okur gibi. “Evlâdım niçin sustun?” “Söz geldi efendim… ama çıkmadı.” Mürşid der: “Git yine pınara. Zulme susmak olmaz uygun.” Genç derviş yürür tekrar Aynı yol, aynı kavak gölgeleri Ama kalbi artık ağırdır İçinde dalga dalga bir fikir. “Belki de konuşmalıydım" ı… içinden geçirir. Pınara varır. Ağa oğlu yine ordadır. Atının üstünde püürkibir! Genç derviş yaklaşır Söz dudaklarına kadar gelir Ama yine susar. Rüzgâr eser Pınarın suyu titrer. Derviş tekkesine döner. [Chorus-2] Bazı sessizlikler vardır İnsanın içinde büyür Bir söz doğar kalpte Ama dile ulaşmaz. Dervişin sükûtu Bir sabır gibi durur Fırtına öncesi Gökyüzü gibi ağır. [Verse 4] Genç derviş tekkeye varınca Mürşid bu kez derin bakar: “Evlâdım… Git yine. En azından tepkini göster.” Genç derviş üçüncü kez yürür Yol aynı, gölgeler aynı Ama içindeki sessizlik Artık bambaşkadır. Pınara yaklaşınca Garip bir durgunluk hisseder Rüzgâr bile susmuştur. Çınarın altında Ağa oğlu yerde yatar. Atı ürkek Dizginler boşta... Başını sert kayaya çarpmış Bakışları boşlukta... Genç derviş diz çöker Suyun sesini dinler Göğe bakar Yine susar. [Chorus - Final] Bazı sesler vardır İnsana ait değildir Bazen kader konuşur İnsan susarken... Dervişin sükûtu Dua gibi yükselir Fırtına öncesi Dünyanın susması gibi. [Outro] O günden sonra köyde bir söz Rüzgârla dolaşır: “Dervişin sessizliğinden çekinin!…” Çünkü bazen Hükmeden ses Sözle buluşmayan nefes... [Ende]