[Verse] bu hırsızlar çok mu çetinler? göğümdeki yıldızları bile çalmışlar, talan etmişler yurdumu, asparagas haberler dolaşır olmuş meydanlarında şehrimin, lağımları veba yuvası, azılı suçlular cirit atar olmuş limanımda, cehalet dolu bu tınısına memleketimin, göz kapamış tüm milletim, fikir hürriyetinin gölgesinde. [Verse 2] gökkuşağının da bir sesi vardı hatırlarım çocukluğumdan, yankılanarak sağır ederdi gönlümü bu renk cümbüşleri, bilir misiniz? büyük megafonları vardır renklerin, bağır bağır bağırırlar, çağır çağır çağırırlar, duyamam, duymam onları, duyarsam, korkarım güzel şeylere sahip olmaktan, sahip olmak ki öncüsüdür kaybetmenin, güzel görünsün diyerek nice astığım gülüşlerim yüzüme, çamurlu, pis bir odaya öylece koyduğum, kederli bir çiçek gibi sırıtır bilirim. gazete küpürlerinin idam sayfalarında, en azılı suçlular kısmında kendimi görürüm, kendini öldürenler bölümünde, yarattığım dünyanın bir köşesinde. [Chorus] sahip olmak ki öncüsüdür kaybetmenin, güzel görünsün diyerek nice astığım gülüşlerim yüzüme, çamurlu, pis bir odaya öylece koyduğum, kederli bir çiçek gibi sırıtır bilirim. küpürlerinin idam sayfalarında, en azılı suçlular kısmında kendimi görürüm, kendini öldürenler bölümünde, yarattığım dünyanın bir köşesinde. [Chorus] sahip olmak ki öncüsüdür kaybetmenin, güzel görünsün diyerek nice astığım gülüşlerim yüzüme, çamurlu, pis bir odaya öylece koyduğum, kederli bir çiçek gibi sırıtır bilirim. [Verse3] bu hırsızlar çok mu çetinler? yeni giydiğim ayakkabıların heveslerini bile çalmışlar, ben bundan daha çok küçükken, yerine yırtık, hor kullanılmış, cepleri delik bir ceket asmışlar, bir rus romanından fırlayan, kolları birbirine hiç kavuşmayan, birkaç beden büyük bir ceket, dünyada hiç kimseye uymayan, ceketim yürürken ayağıma takılır bazen, düşerim, of demem, ah ederim bazen, [Verse4] ben bile duymam kendimi, duyarsam kederden bir sarmaşık, sarar durur direğini yüreğimin, duymak ki, görmek gibi, sevmek gibi, sahip olmaktır, sahip olmak ki öncüsüdür kaybetmenin, güzel görünsün diyerek nice astığım gülüşlerim yüzüme, çamurlu, pis bir odaya öylece koyduğum, kederli bir çiçek gibi sırıtır bilirim. bunu neden yaptığımı ben bile bilmem, her şeyi bilirim, birbirine hiç kavuşmayan, birkaç beden büyük bir ceket, dünyada hiç kimseye uymayan, ceketim yürürken ayağıma takılır bazen, düşerim, of demem, ben her şeyi bilirim, her şeyi bilirim, her şeyi, bilirim.