
Mutfakta fırtına, tencereler dolusu yemek, Doğuma bir gün kala, anneye ne büyük emek! Baban yanımdaydı, omuz omuza bir destek, Hazırladım o gece, sanki koca bir şölen gerek. Aile hayretle baktı, bu ne büyük azim? Mutfaktan o gece, lezzetler dizim dizim. Güneş doğdu, Nisan bir müjde fısıldadı, Takvimler şaka derken, sen hayata başladın. En büyük sürpriz sendin, geldin en derinden, En tatlı şakayı, patlattın yerinden! Görenler "şaka mı bu?" dedi birbirine, Sen güneş gibi doğdun, Nisanın kalbine. Arabayı çok severdin, biner binmez bir telaş, "Ditte lille!" derdin, başlardı o tatlı savaş. Müzik setini gösterip "Lo lo!" diye ünlerdin, Müziği hemen açtırır, neşeyle gülerdin. Seninle her yolculuk, apayrı bir canlılık, Arabanın içinde, koca bir şenlik! Kardeşinle omuz omuza, akıl akıla, can cana, Aynı evin izleri, kalır hep yana yana. Birbirini kollayan, o sarsılmaz bağlar, Zihniniz ışık hızı, neşeniz dünyayı sarar. Ve şimdi eşinle, yan yana bir ömür yolu, Ruhunuz birbirine, derin sevgiyle dolu. Güveniniz sarsılmaz, bağınız çok derin, Dünya daha güzel, sizin bu sevginizle yerin. Toprağın gücü sende, ateşin hızı sende, Evin neşesisin, en parlak yıldızsın bende. Yolun açık olsun, hep o gülen yüzünle kal, Hayat sana sevgi versin, gerisi zaten masal. İyi ki doğdun, iyi ki o şakayı yaptın bize, Seninle her yolculuk, bin bir mucize!

