Gözlerim açılmadan elimde telefon, Sonsuz kaydırmalar, kaybolmuş bir yol. Instagram’daki hayat, sadece bir yansıma, Gerçek mi bu, yoksa hayal mi? Bunu anlamam. Her fotoğraf bir maskedir, her hikaye bir yalan, Gerçekler kaybolur, sanal dünyada kalan. Gözlerim kararmış, ama ekran parlıyor, Ne kadar çok izlesem de, boşluk içimi yakıyor Sosyal medya, bir tuzak, ruhumu alıyor, Her post bir gösteri, ama kimse göremiyor. Bir anlık dikkat, sonsuz bir kayboluş, Bu dijital dünya, ruhumu yavaşça tüketiyor. Mesajlar geliyor ama içi boş, soğuk, Duygular sığmış ekrana, arka planda uğuldayan bir çığlık. Yalnızlık sosyal medyada, görünmüyor ama hissediyorum, Yüzlerce takipçi, ama kimseyi seviyorum. Takipçi sayısı artıyor, ama içim boş, Gerçekle hayal arasında sıkıştım, hep aynı koş. Daha fazla paylaşıyorum, ama kimse anlamıyor, Beni kimse görmüyor, kimse duymuyor. Sosyal medya, bir tuzak, ruhumu alıyor, Her post bir gösteri, ama kimse göremiyor. Bir anlık dikkat, sonsuz bir kayboluş, Bu dijital dünya, ruhumu yavaşça tüketiyor. Parmaklar klavye üzerinde, hayat kayıyor, Gerçek ile ekran arasında ben kayboluyorum. Kimse gerçekten kim olduğunu göremiyor, Herkes rol yapıyor, kimse dürüst olmuyor. Her beğeni, her yorum — bir oyun, bir tuzak, Gerçek değil, ama yine de sarıyor bu yalanın kucak. Kimim ben burada? Neredeyim, nereye gidiyorum? Sonsuz kayıplarda kendimi bulamıyorum. Kapanıyor telefon, ama dünya devam ediyor, Sosyal medya bir ekran, ama ruhumu yakalıyor. Gerçek arıyorum, ama dijital tuzaklar sardı, Bir adım daha atsam, belki kurtulurum, belki de sardı. Sosyal medya, bir tuzak, ruhumu alıyor, Her post bir gösteri, ama kimse göremiyor. Bir anlık dikkat, sonsuz bir kayboluş, Bu dijital dünya, ruhumu yavaşça tüketiyor.