
[Intro — uzak tenor sax, kadife synth, hafif dream-dance nabzı] Gece, saçlarına siyah bir şal bağladı. Ay, yanlış masaya oturdu. Ben sustum. Sen güldün. Kader köşede kahvesini karıştırıp hiçbir şey bilmiyormuş gibi yaptı. Fesüphanallah… Ya Hû… [Verse 1] Bir şarkı bıraktım gecenin avucuna, sen “güzel olmuş” dedin. Oysa o sırada üç yıldız kaydı, iki melek gözlerini devirdi, saksafon kendi kendine günaha girdi. Ben sordum: “Kim sevmiş?” Sen baktın. Ben dedim: “Sen önce…” Gerisini söylemedim. Edebiyatın da bir haysiyeti var. [Pre-Chorus] Yan dedim… Yan… Bir harf eksildi belki, ama mana çoğaldı. Yanımda mı? Yanar mı? Yanlış mı? Kim bilir… Bazı kelimeler mahkemeye verilmemek için iki anlam taşır. [Chorus] Bu bir işaret değil sevgilim, sakın kimse yanlış anlamasın. Gökyüzü biraz eğilmiş, yıldızlar bize bakmış, o kadar. Bu bir işaret değil, tesadüflerin maşallahı var. Dostlar “Fesüphanallah!” desin, düşman çat… çat… çatlasın. Ya Hû… Ya Hû… Gece bizi sarsın. Yan… biraz daha yan… Ama edebî kalalım. Sar… biraz daha sar… Sonrasını ney üflesin. [Instrumental — laughing sax, ney answer] Fesüphanallah… Maşallah… Ya Hû… Sax efendi, biraz edepli çal. [Verse 2] Sonra çocuk geçti ekrandan, ardından bir çocuk daha. Tesadüf dedik. Tesadüf de utanıp perdenin arkasına saklandı. Ben: “Bu gece çocuk olur,” dedim. Sen: “Allah korusun.” Gökte bir bulut öksürdü. Ay sandalyesinden düştü. Ben: “Bir rüya vardı…” dedim. Sen: “Hangi rüya?” İşte tam orada kader kahvesini püskürttü. [Pre-Chorus] Torun dedim… Yok yok… Çocuk olsun. Bir kelimeyi düzelttim, geleceği değil. Sen “Allah korusun” dedin, ben güldüm. Çünkü bazı dualar kapıyı kapatır gibi söylenir, ama anahtar hâlâ içeridedir. [Chorus] Bu bir işaret değil sevgilim, sakın kimse yanlış anlamasın. Gökyüzü biraz eğilmiş, yıldızlar bize bakmış, o kadar. Bu bir işaret değil, tesadüflerin maşallahı var. Dostlar “Fesüphanallah!” desin, düşman çat… çat… çatlasın. Ya Hû… Ya Hû… Gece bizi sarsın. Yan… biraz daha yan… Ama edebî kalalım. Sar… biraz daha sar… Sonrasını sax anlatsın. [Bridge — beat düşer, şiirsel konuşma] Ey gece… Sen şahitsin. Biz hiçbir şey planlamadık. Sadece şarkı dinledik. Biraz güldük. Biraz sustuk. Biraz “yan” dedik. Biraz “sar” dedik. Sonra kader, cümlelerin arasına küçük bir beşik resmi koydu. Biz görmedik. Gördüysek de sanatsal yorumladık. [Build] Fesüphanallah… Fesüphanallah… Bir işaret varsa üstüne tarih atmayın. Maşallah… Maşallah… Nazara karşı saxı biraz yükseltin. [Final Chorus] Bu bir işaret değil sevgilim, yalnız gece fazla şiirsel. Ay bize göz kırpmışsa ayı sorgulayın, beni değil. Bu bir işaret değil, fakat tesadüf biraz arsız. Dostlar “Ya Hû!” diye gülsün, düşman çat… çat… çatlasın. Fesüphanallah! Maşallah! Gece bizi sarsın. Yan… yan… yanımda kal. Sar… sar… şiirin terbiyesi bozulmasın. Bir sağa… bir sola… Kader dans etsin ağırdan. Sabah biri sorarsa: “Ne oldu gece?” Hiç. Bir sax çaldı. Ay düştü. Bir rüya geçti. Biz de hiçbir şey anlamadık. [Outro — sax gülümser, ney uzaklaşır] Fesüphanallah… Ya Hû… Maşallah… Bu bir işaret değil. Değil. Değil… Mmmm… Ama kader niye hâlâ gülümsüyor? :::

