
SATÜRN’ÜN ÖTE YANI [Ud • kanun • keman • ney • darbuka] Ey yolcu… Göğe bakıp sırrı arama, Satürn’ün öte yanı belki gönlünün karanlık tarafıdır. [Nakarat] Neyleriz? Neylerse güzel eyler deriz. Düşeriz, yanarız, yine Hakk’a döneriz. Hayat bir sır, aşk tatlı bir bug… Bug’sız kul var mı? İşin aslı bu değil mi? [Kıta] Tebdîl-i kıyafet indim çarşıya, Kimi aşk satıyordu, kimi gurur. Bir âşık dedi: “Beni unutuyor.” Dedim: “Sen onu mu ararsın, yoksa onda bıraktığın kendini mi?” Sustu. Satürn biraz döndü. [Nakarat] Neyleriz? Neylerse güzel eyler deriz. Silinen resimden hatıra silinir mı? Bir gönül bir gönüle değmişse, iz kaybolur mu? Hayat bir sır, aşk tatlı bir bug… Bug’sız kul var mı? İşin aslı bu değil mi? [Kıta] İlmin kapısına vardım, elimde cevap değil sual. Bildikçe sustu nefsim, sustukça konuştu hâl. Akıl göğü ölçtü, gönül dedi: “Ey şaşkın… önce kendini bil.” [Nakarat] Satürn’ün öte yanı ne yıldızda ne semada. Bir yanı “ben” diye gece, bir yanı “biz” diye ziyâda. Neyleriz? Neylerse güzel eyler deriz. Aşk bizi yakarsa külünden öğreniriz. Hayat bir sır, aşk tatlı bir bug… Bug’sız kul var mı? İşin aslı bu değil mi? [Final] Ey yolcu… Yıldızları oku, ama gönlünü unutma. Bütün âlemi bilsen de bir gönlü kırdıysan eksik bilmişsin. Hiçbir sırrı çözemesen de bir gönlü onardıysan boş yaşamamışsın. [Nakarat — büyük koro] Neyleriz? Neylerse güzel eyler deriz. Düşeriz, kalkarız, yine yola gideriz. Satürn döner, dünya döner, gönül yine sevgiliye döner. Bug’sız kul var mı? Aşksız yol var mı? Ey şaşkın… İşin aslı bu değil mi?

