
LEKELERİN İÇİNDEN HAKİKATE — I Bir zamanlar aynı yolda iki yolcu yürüdü. Yüzleri aynıydı. Adları aynıydı. Ama biri henüz yolun başındaydı, öteki yolun içinden geçmişti. İlki kusur görünce düzeltmek isterdi. İkincisi durup sorardı: “Bu iz nereden geldi?” Çünkü öğrendi: Her leke kir değildir. Her hata insanı bitirmez. Her yara çirkinlik değildir. Bazen insan, kırıldığı yerden derinleşir. [Nakarat] Her leke silinmez, her yara gizlenmez. Bazı izler kalır ki insan onlarla insan olur. Her düşüş unutulmaz, her yanlış sökülmez. Bazen yol kaybolur, yolcu kendini bulur. Bir taş düşer suya. Halka halka büyür kader. Bir kapı geç kapanır, bir yol değişir, bir şehir başka bir şehre bağlanır, iki yabancı bir gün karşılaşır. Sonra insan geçmişine bakıp der ki: “Keşke şunu yapmasaydım.” Fakat hemen ardından başka bir soru gelir: “O yanlışı silseydim, bugünkü ben yine doğar mıydı?” Çünkü yanlış yine yanlıştır. Kabul edilir. Telâfi edilir. Dersi alınır. Fakat geçmişten bir taşı sökerken onun yönünü değiştirdiği nehri de sökebilirsin. [Nakarat] Her leke silinmez, her yara gizlenmez. Bazı izler kalır ki insan onlarla insan olur. Her düşüş unutulmaz, her yanlış sökülmez. Bazen yol kaybolur, yolcu kendini bulur. Bir zamanlar aynaya bakınca karşısındakinin kusurunu gören yolcu, şimdi camdaki kendi parmak izlerini de görüyor. Bir zamanlar geçmişi yargılıyordu. Şimdi dosyayı açıyor, sayfaları çeviriyor ve bazı yerlerde kendi imzasını buluyor. Olgunluk belki de budur: Bütün davaları kazanmak değil, kendi payını görebilmektir. Bir adam dedi: “Uçarım, hemen varırım.” Vardı mı? Hayır. Bir başkası dedi: “Yürürüm.” Düştü. Kayboldu. Üstü başı toz oldu. Dizleri kanadı. Ama yürüdü. Ve kapıya geldiğinde artık yola çıkan adam değildi. [Nakarat] Her leke silinmez, her yara gizlenmez. Bazı izler kalır ki insan onlarla insan olur. Her düşüş unutulmaz, her yanlış sökülmez. Bazen yol kaybolur, yolcu kendini bulur. Şimdi kapının önünde duran yolcu şunu biliyor: Sevmek kapıyı kırmak değildir. Sevmek, kapıya kadar gelip anahtarı içeride bırakabilmektir. “Ben geldim,” dersin. Sonra susarsın. Çünkü kalp ganimet değildir. Sevgili fethedilecek bir ülke değildir. Aşk, özgür bir kalbin özgürce dönmesini bekleyebilmektir. [Final Nakarat] Her leke silinmez, her yara gizlenmez. Bazı izler kalır ki insan onlarla insan olur. Her düşüş bir son değil, her yanlış yalnız zarar değil. Bazen yol seni bir yere götürmez… Seni, o kapıya vardığında kim olman gerekiyorsa ona dönüştürür. Her leke silinmez… Her yara gizlenmez… Bazen yol kaybolur… Yolcu kendini bulur.

