
[VERSE 1] Ey ÖLÜM (...) Habersiz geleceksin bir gün biliyorum. Kapımı çalmadan gireceksin içeri. Elimde işim, ocakta aşım, gözümde yaşıma bakmadan geleceksin. Ne haber vereceksin bana, Ne davet edilmeyi bekleyeceksin.. Dünya halen içimdeyken, heveslerim zirvedeyken, hiç bir işim bitmemişken geleceksin. Hazırlığım yok, umutlarım çokken, belki aç belki tokken geleceksin.. "Biraz bekle""biraz dur"biraz geç kal" diyemeden, geleceksin. Kabir hazırlığımı tamamlamadan, Kimseyle vedalaşmadan, Son taksitleri yatıramadan geleceksin. 0ğlumu son kez göremeden, kızımı öpemeden, Son sözlerimi diyemeden geleceksin. İzin bile almadan, "müsait misin" diye sormadan, yaşa başa bakmadan, Son lokmamı dâhi yutmadan geleceksin. Anaları evlatsız, evlatları anasız, yiğitleri yarsız bırakansın sen. Gülüşleri yarım, sızıları derin bırakansın sen. Her ölümle hayatın yalanlığını anlatansın sen. [BREAK] [VERSE 2] Ey ÖLÜM (...) Kapıyı en çok çalan ama hiç beklenmeyensin. En çok görünen fakat hiç hatırlanmayansın. Biliyorum habersiz geleceksin birgün. Tüm unutulmuşluklara, tüm aldanmışlıklara rağmen geleceksin. Yarım olan, tam olan neyim varsa alıp gideceksin. Kimseye bildirmeden en sessiz halinle geleceksin; ama giderken nice fırtınalar bırakacaksın ardında... En tatlı varlığımı eritmek için geleceksin. Yanıma yalnızlığı vererek, bütün pişmanlıkları önüme sererek geleceksin.. [BREAK] [FINAL VERSE] [SPOKEN] [POETIC] [TEARFUL] Ve Ey ÖLÜÜÜM (...) Nasıl gelirsen gel, ne zaman gelirsen gel! Ömrümüzün en hayırlısı, ömrümüzün sonu olsun. Amellerimizin en hayırlısı, son amelimiz olsun. Günlerimizin en hayırlısı, Rabbimize kavuştuğumuz gün olsun... [instrumental outro] [end]

