[Entrance] Pencereden dışarı bakıyorum Sonsuz bir kış gibi Adını fısıldıyor rüzgâr Kalbim hâlâ kanıyor [Nakarat] Sev beni, ya da öldür beni Bu şehirde başka şansım yok Kırgın dudaklarım, son sigaram Senin adını söylerken yanıyor Biliyorum, biliyorum... Biz yavaşça düşmek için doğduk (Yaşamak değil, düşmek için...) --- [Verse 1] Gecenin bir vakti Gözlerimde yıldızlar Bir film gibi yaşadık Ama son sahne çoktan yazıldı Güller kurudu, sözlerin yok Kırmızı rujum lekeli kaldı Sen hep “sonsuzuz” dedin Ama hiçbir sonsuzluk kalbimi onarmıyor --- [Nakarat – again] Sev beni, ya da öldür beni Bu şehirde başka şansım yok Kırgın dudaklarım, son sigaram Senin adını söylerken yanıyor Biliyorum, biliyorum... Biz yavaşça düşmek için doğduk --- [Bridge] Beni anla, ben delirmedim Sadece çok fazla sevdim Sen de bir zamanlar bana benziyordun Gökyüzüne yazılsa adın, Yine de bana dönmezdin --- [Final Nakarat] Sev beni, ya da unut beni Küllerimi boğaza savur Gözlerimde eski filmler Bir aşk hikâyesi, acıyla son bulur Biliyorum, evet biliyorum… Biz yavaşça düşmek için doğduk...