Ne kadar dolu görmüşüm, Boş kalan tarafını hissiz ruhların. Ne kadar yolu yürümüşüm, Loş kaldırımlarını sensiz kurguların. Bir o kadar sorgu örmüşüm, Koştur koştur ilmekleri yalnız duyguların. Boş şişelerini sayıyorum sensizliğin, Kaçıncı kadehte seni unutabilişimi. Boş gişelerinde bekliyorum hayallerin, Kaçıncı seansta seninle bitecek acaba filmlerim. Boş beleşindeyim zamanın ve yelkovanın, Ne tik ne tak, çıt çıkmıyorum. Kırılıyor gönlümde tabak çanak, Fasıl, efkar ve kan kusuyorum sanatın müziğinde. Anılıyor hiç gelmeyecekler, Bir daha gelemeyişlerin şerefine. Ayrılıyor eller, ayrılıyor sevdayı gösteren levhalar bile, Zaten tüm şehirlerimde, ateş edilmiş göstergelerime. Boş bir şişenin, Yorgun aklında, Ağrıyorum. Boş bir şehrin, Solgun akşamlarında, Ağlıyorum. Seni anmak nasıl bir prangaysa, Sena hapsolmak yetmiyor gibi, Seni aklımda taşıyorum! Kefaretsiz, Kinayesiz, Kin doluyum. Boşlukta!