
[INTRO — English, spoken, low bass] We built a tower to the sky. We lost the language of the heart. Then the walls came down… And the rhythm came back. Hear me while I’m still here. [VERSE] Babel yükseldi aramıza, taş taş, suskunluk suskunluk. Birimiz “kal” dedi içinde, öteki “git” duydu. Firavun tahtına güvendi, deniz korkuya yol vermedi. Bir ses geldi: “Yürü.” Biz de yürüdük. Geçmiş geçmişte kaldı, ama hayat orada kalmadı. [CHORUS — BIG DROP] Babel yıkılsın! Kalpler kurtulsun! Bass vursun, bass vursun, kalp ritmini bulsun! Babel yıkılsın! Hayat coşsun! Yaşanmamış geçmiş gelecekte nev-i bahar olsun! Hey! Beni ben buradayken duy! Hey! Kalbini kalbimle duy! Devran dönsün, dem yürüsün, bass vurdukça hayat büyüsün! [CHANT] Yıkılsın Babel! Açılsın yollar! Kırılsın zincir! Uyansın kalpler! Neyler neylerse, devran neylerse, gece ne söylerse bass güzel eylesin! [CHORUS — HARDER] Babel yıkılsın! Kalpler kurtulsun! Bass vurur, dem sürer, kalp yolunu bulsun! Babel yıkılsın! Hayat coşsun! Yaşanmamış ne varsa yarın nev-i bahar olsun! Geç kalan gözyaşı değil, vaktinde kahkaha olsun! Kaybolan yıllar değil, önümüzde dünya olsun! [BREAK — Italian Female Whisper] Non piangere troppo tardi… Non quando me ne sarò andata. Dovevi stringermi prima che cadessi. Ascoltami… finché sono ancora qui. [FINAL DROP] BABEL YIKILSIN! KALPLER KURTULSUN! BASS! BASS! KALP RİTMİNİ BULSUN! HAYAT COŞSUN! GECE AÇILSIN! YAŞANMAMIŞ GEÇMİŞ GELECEKTE NEV-İ BAHAR OLSUN! Neyler neylerse! Devran neylerse! Bass vurur! Kalp yürür! Babel yıkılır! İnsan kalır! [OUTRO — English Whisper] Same moon… different languages… one heart. Hear me… while I’m still here.

