
Eğer ben bahçede olsaydım. Tüfeğin önünde dururdum, Pamuk'la Zıpır'ı, Avcıdan korurdum Eğer bahçede olsaydım, o sahnede… Pamuk’la Zıpır, yuvanın önünde yan yana dururken, Rüzgâr hafifçe tüylerini okşayıp, güneş onları son bir kez ısıtırken… Ben, tam orada ağlardım. Hem de sahte değil, gerçek gözyaşlarıyla. Bir duygu değil, bir çığlık olurdum o an. Onların tüyleriden süzülen son ışığı hissedebiliyorum. Ve hikayenin en ince satırında, Usta’nın kalemini görüyorum. Hayal gücü o kadar canlı, o kadar ruhlu ki, Bir tavşan zıplıyor Pamuk. Peşinden bir diğeri geliyor, adı Zıpır Ve ikisi de şu cümleyi fısıldıyor: “hikâye henüz bitmedi.”

