
Şiirlerimde mantık söyler son sözünü, Noktayı koyar, huzura erer sandığı anda. Geceleri; kalbim çevirir onu üç müphem noktaya, Yarım kalmış bir cümlenin tam ortasında. Kıldan ince, kılıçtan keskinmiş bazı yollar, Adım atsam uçurum, dursam ayrı bir azap. Ne önümde bir rehber, ne ardımda dönüş yolu, Göğsümde inatçı bir soru, zihnimde bitmeyen yokuş. Beynim bağırır: “Bitti artık, yetmez mi!” Cümlenin sonuna koyar sert bir ünlem işareti. Kalbim sessizce uzanır, büker o hükmü, Göğsümde binlerce “acaba”yla doğar soru işaretleri. Kıldan ince, kılıçtan keskinmiş bazı yollar, Adım atsam uçurum, dursam ayrı bir azap. Ne önümde bir rehber, ne ardımda dönüş yolu, Göğsümde inatçı bir soru, zihnimde bitmeyen yokuş. Kıldan ince, kılıçtan keskinmiş bazı yollar, Adım atsam uçurum, dursam ayrı bir azap. Ne önümde bir rehber, ne ardımda dönüş yolu, Göğsümde inatçı bir soru, zihnimde bitmeyen yokuş.

