
KEHF VE KUYU — KARANLIK SON DEĞİLDİR 🌑🕯️
[Intro — karanlık, ağır] Kasem değil burada sözün özü: Bazen yol mağaradan geçer Bazen kuyudan Kul karanlığı son sanır Rabbin ise Karanlığın ardındaki yolu bilir [Verse 1] Yeryüzü ziynetlendi gözler önünde Hangimiz daha güzel amel eder diye Sonra ziynet çekilir, toprak kalır İnsan sahip sandığını bir gün bırakır Gençler çekildi kehfin koynuna Dünya daraldı, sığındılar Mevlâ’ya “Rabbimiz, katından bize rahmet ver İşimizde bize bir reşad hazır eyle” Kapı kapandı Sesler sustu Lâkin rahmet uyumadı [Pre-Chorus] Kehf karanlık Kuyu derin Kul göremez yarını Birinde gençler bekler Birinde Yusuf Rab bilir sabahı [Chorus] Kehf de olsa, kuyu da olsa Karanlık son değildir Kul yolunu kaybetse de Rabbin yolu kaybetmez Bugün taş olur önünde Yarın rahmete döner Kehfte bekleyen de görür Kuyuda kalan da görür Sabret gönül, hüküm bitmedi Perde henüz inmedi İnsan “bitti” dediği yerde Rahmet “daha başlamadı” der [Verse 2] Kardeşleri dediler: Yusuf babamıza bizden sevgili Nefis büyüdü Haset konuştu Bir kuyu seçildi masum bir çocuk için Öldürmeyin dedi içlerinden biri Kuyunun dibine bırakın Bir kafile bulur belki Ve Yusuf indirildi gecenin içine Ne gök kayboldu Ne kader Ne de Rabbinin nazarı [Pre-Chorus] Gömleğe yalan kan sürdüler Hakikati örttüklerini sandılar Yakub dedi: “Artık bana sabr-ı cemîl” Çünkü bazı yaraları İnsan değil Zaman ve Allah açığa çıkarır [Chorus] Kehf de olsa, kuyu da olsa Karanlık son değildir Kul yolunu kaybetse de Rabbin yolu kaybetmez Bugün taş olur önünde Yarın rahmete döner Kehfte bekleyen de görür Kuyuda kalan da görür Sabret gönül, hüküm bitmedi Perde henüz inmedi İnsan “bitti” dediği yerde Rahmet “daha başlamadı” der [Verse 3] Bir kafile geldi kuyunun başına Kova indi karanlığın dibine Bir el uzandı Bir çocuk yükseldi Onların attığı kuyu Başka bir yolun kapısı oldu Kehfin ağzında da taş vardı Dışarıda dünya İçeride bekleyiş Fakat zaman Rabbin emrindeydi Uyku bile rahmete dönüştü Kuyu bile menzile [Bridge — ney ve derin bass] Sen mağarayı mezar sanırsın O seni saklar Sen kuyuyu son sanırsın O seni çıkarır Sen gecikmeyi terk edilmek sanırsın Belki hazırlanıyorsundur Sen kapıyı kapalı görürsün Belki başka bir kapı Henüz görünmüyordur [Break — spoken] Yusuf kuyuda bilmiyordu Nereye varacağını Kehf ehli bilmiyordu Ne kadar bekleyeceğini Kulun vazifesi Her şeyi bilmek değildir Bazen sadece Rahmete tutunmaktır [Final Chorus — büyük yükseliş] Kehf de olsa! Kuyu da olsa! Karanlık son değildir! Kul yolunu göremese de Rabbin yolu kaybetmez! Haset atsın kuyuya Zulüm sürsün kapıya Rahmet iner derinlere Vakit gelir kaldırır yukarıya Kehfte bekle! Kuyuda sabret! Hüküm henüz bitmedi! Bugünün karanlığı Yarının hikmetini Henüz söylemedi! Kehf de olsa! Kuyu da olsa! Bir yol vardır görünmeyen İnsan “artık bitti” der Rabbin muradı der: “Henüz değil.” [Outro — çok yavaş] Rabbimiz… Katından bize bir rahmet ver İşimizde bize reşad hazır eyle Sabr-ı cemîl… Kehf… Kuyu… Ve karanlığın ardında Henüz görünmeyen Bir sabah…

