
[Intro] Bazen hikâye düz gitmez Bazen yol İnsanı önce kaybettirir Sonra buldurur Bir eşkıya vardı Dağları biliyordu Kaçmayı biliyordu Saklanmayı biliyordu Bir tek kendinden kaçamıyordu Bir gece diz çöktü Başını kaldırmaya utandı “Rabbim” dedi “Ben iyi bir adam olduğumu söylemeye gelmedim Ben günahkârım Bana bir çıkış yolu göster” [Verse 1] Sonra düştü bir kuyuya Taş soğuk, gece derin Ne at vardı ne silah Ne eski şöhretinden eser Yukarı baktı, gök bir avuç Aşağı baktı, başka yer yok “Demek buraya kadarmış” dedi Sonra Yusuf geldi aklına Kuyu Yusuf’un sonu değildi Kuyu bir yolun karanlık kapısıydı Eşkıya ellerini açtı “Onun Rabbi Sen idin Benim Rabbim de Sensin” [Pre-Chorus] Ben Yusuf değilim Kehf ehli hiç değilim Ben yolumu kendim kaybettim Nice doğruyu geç öğrendim Ama rahmet yalnız temizlereyse Ben nereye gideyim? Rabbim Beni geçmişimle değil Sana dönen kalbimle gör [Chorus] Kuyu da olsa Kehf de olsa Karanlık son değildir Yüz yıl sürse Bir ömür sürse Rahmet vaktini şaşırmaz Yusuf’un Rabbi Kehf ehlinin Rabbi Dağlarda yolunu kaybeden eşkıyanın da Rabbi Rahmet sınır tanımaz İsim sormaz Makam sormaz Kalbe bakar Kul “bitti” der Rab “Henüz değil” [Verse 2] Bir el uzandı Kuyudan çıktı “Tamam” dedi “Fırtına bitti” Ama yol onu bu defa Bir kehfin ağzına getirdi Dışarıda rüzgâr İçeride sessizlik Kapı açık gibi Yol kapalı gibi Bir gün geçti Bir yıl geçti Belki insanın içinde Yüz yıl geçti Her sabah aynı soru “Rabbim, bugün mü?” Her gece “Daha ne kadar?” Fırtına diner mi? Dosya kapanır mı? Kapı açılır mı? [Pre-Chorus] Kehf ehli zamanı bilmiyordu Yusuf yarını bilmiyordu Eşkıya da bilmedi Ama ilk kez şunu öğrendi Her cevap Bir ses değildir Bazen cevap Dayanacak bir kalp verilmesidir [Chorus] Kuyu da olsa Kehf de olsa Karanlık son değildir Yüz yıl sürse Bir ömür sürse Rahmet vaktini şaşırmaz Yusuf’un Rabbi Kehf ehlinin Rabbi Dağlarda yolunu kaybeden eşkıyanın da Rabbi Rahmet sınır tanımaz Kapı saymaz Geçmiş saymaz Kalbe bakar Kul “bitti” der Rab “Henüz değil” [Verse 3] Bir gün eşkıya Bir mabedin arkasında durdu Öne geçmedi Göğsünü kabartmadı Amellerini saymadı Başını eğdi “Benim anlatacak marifetim yok Rabbim Savunacak çok hatam var Bana merhamet et” Yanında biri Kendini kusursuz sanıyordu Eşkıya ona bakmadı bile Çünkü o gece öğrendi Rahmetin kapısında İnsan özgeçmiş bırakmaz Kalbini bırakır [Bridge] Bazen mükemmeller Mükemmele yürür Ne güzel Bazen de biri Yolunu kaybeder Düşer Yanılır Kırar Kırılır Kendi elleriyle Kendi gecesini uzatır Sonra kuyunun dibinde İlk kez göğe bakar Kehfin içinde İlk kez ışığı tanır Belki bazı insanlar Rahmete kusursuzlukla varır Bazılarıysa Kırıklarını taşıya taşıya Kapıyı bulur [Break] Rabbim Ben Yusuf değilim Ama Yusuf’un Rabbi O Ben Kehf ehli değilim Ama Kehf ehlinin Rabbi O Ben çok yol kaybettim Yolların Rabbi O Ben günahkârım Rahmetin Rabbi O Peki benim için? Rahmet sınır tanımaz [Final Chorus] Kuyu da olsa Kehf de olsa Karanlık son değildir Fırtına vursa Yollar kapansa Rahmet yolunu kaybetmez Yusuf’un Rabbi Kehf ehlinin Rabbi Diz çökmüş o eski eşkıyanın da Rabbi Ne ünvanına bakar Ne geçmişine Ne dağlara yazılmış eski namına Kalp dönerse Yol yeniden başlar Kuyu kapı olur Kehf rahmet olur Gece sabaha yol verir Kul “Ne zaman?” Rab “Vakti gelince” Kul “Beni unuttun mu?” Rahmet “Hayır” Kul “Bitti mi?” Rab “Henüz değil” [Outro] Eşkıya mağaranın ağzında oturdu Fırtınaya baktı Bu defa “Ne zaman bitecek?” demedi Sadece “Onların Rabbi Benim Rabbim de O” dedi Ve bekledi Kuyu Kehf Fırtına Rahmet Henüz görünmeyen Bir çıkış yolu

