
BABEL’DEN SONRA Divan Remix — kısa, bol nakarat [Style — kısa not] Selma Ave night-drive × Divan nefesi. Ağır değil, ölçülü. Ney kuyruğu, tek tanbur çizgisi, fısıltı nakarat. Kule yıkılır, dil yerde kalır. [Intro — fısıltı] Başlangıçta söz vardı. Söz ışık oldu, göğü deldi. Taş bendim, harç sendin. Yükseldik… birbirimizi unuttuk. [Nakarat I] Beni ben buradayken duy. Geç gözyaşı toprağa yağmur olmaz. Beni ben buradayken sev. Sonra değer biçme bana. [Beyit I — Babel] Kule kurduk adına gök desin diye, Her taşa kibir, her kata korku koyduk. Senin dilin başka harf, içim başka yangın, Bir söz yaraya döndü, sükût vedaya. Tenler anladı, ruhlar gümrükte kaldı. İki ülke kadar yakın, iki sessizlik kadar ayrı. [Nakarat I] Beni ben buradayken duy. Geç gözyaşı toprağa yağmur olmaz. Beni ben buradayken gör. Sonra kıymet biçme bana. [Beyit II — Firavun] Taştan değil tahttan ikinci kule. “Ben sizin en yüce rabb’inizim” dedi. Nil aktı, gözlerde hürriyet kurudu. Kırbaç aynı acıyı söyledi, saray duvarı duymadı. En ağır zincir demirdir sanma. İnsanın kendini tanrı sanmasıdır. [Nakarat II — küçük] Hear me… Sözümü değil, sözün altında ezileni duy. Bazı cümle ağızdan çıkmaz, yaradan çıkar. [Beyit III — iki kalp] Sen sert sandın, ben uzak. Sen gurur dedin, ben korku. İçim “kal” dedi, dudağım “git”. Sen gidişi aldın, ben kalışın sessizliğini. Babel yeniden yükseldi iki gönül arasına. [Nakarat I] Beni ben buradayken duy. Geç gözyaşı toprağa yağmur olmaz. Kendimi eksilterek seni tamamlayamam. [Köprü — Musa] Deniz ikiye ayrılmadı. Korkunun içinden yürümek ayrıldı. Taht sonsuz değil, zulüm göğe varmaz. Bir ses: “Yürü.” Yürüyenler hürriyet buldu. [Break — kadın fısıltı] No me llores tarde… Gittikten sonra ağlama. Düşerken değil, düşmeden tut. Hear me… while I’m still here. [Beyit IV — diller] Aynı acıya başka ad: sevgi, sabır, dua, veda. Senin “kal”ında ben “git” duydum, benim “affet”imde sen “unut” sandın. Diller ayrıldı, gönüller uzaklaştı. İçteki iyilik hâlâ aynı dili konuşur. [Nakarat III — büyük] Beni ben buradayken duy. Kalp sustuktan sonra en güzel söz bile geç kalır. Bazı canlar kaybedilince kıymetli olmaz, kıymetli oldukları için kaybedilir. Babel yıkılsın. Taht çöksün. Dil ayrı olsa da merhamet bir yerde buluşsun. [Kapanış beyti] Neylerse güzel eyle, yâ Rabb. Bizi sözden önce niyetle buluştur. Acı merhamete, ayrılık hikmete, geç yaş duaya varsın. Kuleye kızgın değilim. Yıkıntı ceza değil, yeniden yer seviyesine inmektir. Yüz yüze. Göz göze. Kulesiz. Tahtsız. Savunmasız. İnsan. [Nakarat I — son] Beni ben buradayken duy. Beni kelimemden değil, sükûtumdan tanı. Sevgi “gitme” demek değildir, gitmeden önce duyabilmektir. [Outro] Aynı ay. İki pencere. Bir kırık kule. Uzakta susmuş bir taht. Diller ayrı, dua bir: Neylerse güzel eyle. Ve gecede dönen tek ses: Beni… ben buradayken… duy.

